Düşünce Orucu, gündelik hayatın içinde fark edilmeden normalleştirilen düşünme alışkanlıklarını, otomatik yargıları ve yönlendirilmiş kanaatleri görünür kılmayı amaçlayan farkındalık temalı denemelerden oluşuyor. Okura ne yapması gerektiğini söyleyen rehber ya da çözüm önerileri sunan kişisel gelişim metni olmanın aksine, refleks hâline gelmiş kabullerin nerede, nasıl ve neden üretildiğini sorgulamaya çağıran bir okuma deneyimi öneriyor. Metinler, birey-toplum ilişkisini, nezaketin, uzmanlığın, popülerliğin ve otoritenin görünmeyen biçimlerini; ilişkilerdeki yapaylıkları, kültürel alışkanlıklarının yarattığı sessiz tahakküm alanlarını ele alıyor. Yazılar, vasatın güvenli sıcaklığında görünmez kalan ayrıntılara bakıyor. Amacı, düşünceyi askıya alan, hükmü geciktiren bir dikkat alanı açmaktır. Bu yönüyle çağdaş toplumda düşünmenin nasıl yönlendirildiğine, inceltildiğine ya da yüzeyselleştirildiğine dair sakin teşhisler sunuyor.