"İnsanın en korunaklı sığınağı, aynı zamanda en karanlık hapishanesidir.”
Yeryüzünde kendi türüne kıyan, ardından dönüp aynaya soğukkanlılıkla bakabilen tek canlı insandır. Bütün otoritelerin çöktüğü, kelimelerin birer silaha dönüştüğü ve karanlığın dünyayı kuşattığı bir çağda; asıl kırım dışarıda değil, bir evin korunaklı sanılan duvarları arasında yaşanır.
Kendi zihninde amansız bir mahkeme kuran genç bir bilincin; sevgi kılığına girmiş şiddetle, kâğıt üstündeki aile bağlarıyla ve suskun dünyanın suç ortaklığıyla olan o çetin hesaplaşması başlıyor. Gerçekliğin, kimliklerin ve kurgunun sınırlarının silindiği bu sarsıcı metin; açılan derin ruhsal yaraları distopik ve karanlık bir atmosferde etik bir sorgulamaya dönüştürüyor.
İçimdeki Mahkeme — İlk Seri — Soluklu Bir Macera; trajedinin, kırılmanın ve mutlak direnişin en çıplak anatomisi. Sevgisizliğin ve yok sayılmanın ortasında; zihninde kendi krallığını kuran bir ruhun, vicdanını kaybetmiş dünyaya karşı kaleme aldığı nihai vaka raporu.
Bu salonda sanık da hâkim de sizsiniz.
“Karanlığın ortasında kalınca, kendi sesinden bile ürker insan…”