Kerbela, detaylarına inildikçe görülecektir ki; yaşanıp bitmiş tarihsel bir vaka değil, her çağa taze dersler ve sarsılmaz ibretler sunan kesintisiz bir hakikat sürecidir.
Nitekim Kur’an bu gerçeği şöyle ifade eder: “O günleri insanlar arasında döndürüp durunuz.” Asli olanı fer’i (ikincil) olandan ayırt edememek, tarihin her döneminde birçok zihnin düştüğü temel bir yanılgıdır.
Bu durum, İmam Hüseyin’in kıyamındaki ana eksenle doğrudan ilintilidir; zira o günün asıl meselesi, tali tartışmalar değil, doğrudan zalim bir iktidarın varlığı ve oluşturduğu varoluşsal tehditti.