Tükendi
Stok AlarmıŞöyle diyordu aşk şehîdi: Çağıran ben miyim, yoksa sen misin?
Benden mi çıkan feryâd, senden mi?
Hallâc-ı Mansûr, Bağdat ve çevresinde yaşamasına rağmen Arap ve İran edebiyatındanziyadeTürkEdebiyatı`nda ele alınmış, sevilmiş ve benimsenmiş, erenler gözdesi bir aşk şehîdidir. Elinizdeki, çevirimetnini okuyacağınız “Hallâc-ı Mansûr Menâkıbnâmesi”nin geniş bir muhite yayılmasındandabuanlaşılmaktadır. Bugün onun “Hakk’ın birliği”yle ilgili düşünceleri ve mirâcındaki manevî tecrübeleriinsanlığa mâlolmuştur. 15. asırda Anadolu’da yaşayan Niyâzî-i Kadîm`in "Hallâc-ı Mansûr Menâkıbnâmesi", Eski TürkiyeTürkçesiyle yazılan ilk manzûm ve tasavvufî eserlerimizden biridir. Bu eser, Attâr`ın Tezkire`sindekiHallâc ile ilgili bilgilerin manzûm bir yorumudur. Menâkıbnâme’ye ayrıca Hallâc araştırmalarınakatkıda bulunmak için Abdülkâdir Geylânî, İbrahim Hâs ve Tâhirü`l-Mevlevî Hazretleri’ndenüçrisâledaha ilave edilmiştir. Ehlinin bildiği gibi kütüphanelerimizde bu “Kutsal Gönüllü Aşk Şehîdi” hakkındabir kitaplık bilgi ve yorum söz konusudur. Eserin sınırlarını zorlamamak için bu yorumlar verilmemiştir.Nihayet Ene`l-Hak sırrının bir davâ değil bir mânâ ve ilâhî gerçek olduğunu kanıyla yazarakispatedipgitti Hallâc. Ve dediği bir gerçekti: Görünce Rabbimi gönül gözüyle Sordum: Kimsin eySen?Dedi:Senim Ben!
Elinizdeki eser bu aşk şehîdinin ve Ene`l-Hak sırrının bir yorumudur, vesselâm.