dağıldı
zühre’nin aynaları
kumlarda nirengisi vahaların
bu yokuş zeval
bu yokuşta hâl dili lal
esrik fısıldandı dualar
tersyüz oldu kuyular
kapandı insan çağı
tüm tahtlara sultan çıktı
harut ile marut’lar
gökyüzüne bak dedin
güneş ışığımı aya doldurdun
sen benim alnı yıldız akıtmalı
atımı vurdun