… Yıllık kontrollerine gittiği doktoru: “Hiç başka bir şey yapmana gerek yok sadece düzenli yürüyeceksin. Bu yürüyüşler hem bedenine hem zihnine çok iyi gelecek” demişti. Kendi kendine şu karara vardı: “Defterimi açıp her hikâyeyi okuyacağım ve okuduklarımı sindirmek için yürüyüş yapacağım.” O anda aklına hikâyeleri için kırk gün yürüme fikri geldi. Kırk sayısının her kültürde bir değişim süreci olduğunu bildiği için hikâyelerinin dönüşümünü kırk gün yürüyerek ve yüzleşerek geçirecekti Başak. Böyle her konuyu kafasında yerleştirirse ve sayılar da işin içine girerse bu işin üstesinden geleceğini biliyordu. Evet, tam 40 gün boyunca defteriyle yüzleşecek ve her gün yürüyecekti. Kar, yağmur, güneş hiçbir şey onu yolundan alıkoyamayacaktı. Kendi mührünü nihayet koymuştu. Eğer mührü koyarsa yapacağını bilecek kadar kendini tanıyordu…