"Tutuklu Günler", size bir teselli sunmak için yazılmadı. Bu kitap, size kendi dürüstlüğünüzün ağırlığını hatırlatmak, vicdanınızın paslanmış kilitlerini yağlamak için bir kalem darbesi olarak kağıda döküldü. Artık biliyorsunuz; en karanlık koğuşta bile bir ışık sızacak çatlak vardır ve o çatlak, sadece gerçeği söylemekten korkmayanlar tarafından bulunur.
Şimdi başınızı kaldırın ve gökyüzüne bakın. Üzerinizde tel örgüler olmayabilir, ancak zihninizde hala o yedi saniyelik boşluklar duruyor mu? Eğer bu sayfalar bittiğinde, kalbinizde bir parça huzur ama aklınızda binlerce soru kalmışsa; görevimizi tamamlamışız demektir.
Adalet, betonun altında saklanamayacak kadar hafiftir; biz sadece toprağın kusmasını bekledik. Ve şimdi toprak kustu, sırlar döküldü, mürekkep kurudu.
Geriye kalan tek şey, sizin kendi hikâyenizde vereceğiniz o hür nefestir.
Zamanın ve vicdanın adil olması dileğiyle ...