Ortadoğu’nun iki büyük gücü; Türkiye ve İran… Yüzyıllardır süregelen bir “kardeşlik” mi, yoksa sınırları belirsiz ve hiç bitmeyen bir "Türk-İran Soğuk Savaşı" mı?
Elinizdeki bu çalışma, 1979 İslam Devrimi’nden 2010-11’deki Arap Ayaklanmaları’na ve günümüze dek etkileri süren kavurucu Suriye İç Savaşı’na kadar uzanan süreçte, Ankara ve Tahran arasındaki ilişkilerin görünmez omurgasını mercek altına alıyor. Kitap, okuyucuyu 2010 yılının o son “sakin” günlerinden alıp, 2026’nın belirsizliklerle dolu dünyasına taşıyor.
***
Rejim İhracı mı, Mezhep Savaşı mı? 1980`ler-90’ların “rejim tehdidi” algısı, günümüzde nasıl “mezhepsel bir vekâlet savaşına” evrildi?
Suriye Dosyası: İki başkenti karşı karşıya getiren Suriye krizi, aslında her iki ülke için bir “beka” mücadelesine nasıl ve neden dönüştü?
Nükleer Kriz ve Savaş Riski: Türkiye’nin uranyum takası anlaşmasındaki arabuluculuğundan, ABD-İsrail’in son bombardımanlarına ve rejimi düşürme çabasına giden süreçte Türkiye nerede duruyor?
***
Bu kitap, sadece bir yakın tarih anlatısı değil; Türk güvenlik elitlerinin perspektifinden, İran’ın “stratejik derinliğine” ve “direniş eksenine” verilmiş soğukkanlı bir yanıt aynı zamanda. 2010`larda Tahran`da görevli bir diplomatın ve uzun yıllardır İran ve Ortadoğu`yu çalışan bir araştırmacının gözlemleriyle başlayan bu yolculuk, bugün bölgemizi sarsan kaosun ve büyük rekabetin şifrelerini çözmeyi hedefliyor.
Türkiye ve İran: Ne tam müttefik ne de düşman; ama her daim rakip ve komşu!