Menü
Kapat
Hesabım
Şifremi Unuttum
Kapat
Sepetim

Nihayet Aylık Dergi Sayı: 136 Nisan 2026

90,00 TL
Yayınevi Liste Fiyatı:
100,00 TL
Stok Adedi: 6

Tükendi

Stok Alarmı

Komplo teorilerine nasıl yaklaşmalıyız? Epstein olayı ve ardından İran savaşıyla birlikte birçoğumuz bu soruyu yeniden sordu. Çünkü bu teorilerin bütünüyle baştan savılamayacağı ortaya çıktı. “Adamlar haklıymış” dedirten, inanılması güç olduğu için ancak komplo teorilerine başvurarak açıklanabilecek rezaletler ortaya saçıldı. 
Komplo teorilerinin modern tarihini ve bu teorilere yönelik akademik küçümsemenin izlerini sürmek önemli. Çağdaş Batı düşüncesindeki eleştirel geleneğin komplo teorilerini “paranoyak” ve “hasta” olarak etiketleme eğilimini inançla ve mistisizmle ilgili meselelerde psikolojik sınır ihlallerinin yaşandığını unutmadan, bu teorilere orantısız biçimde kapılmanın doğuracağı ruhsal sakıncaları da göz ardı etmeden sorgulamalıyız. Komplo teorilerinin, ideolojik ve siyasi bir tercihin yaşattığı hayal kırıklığını telafi etme yolunda araçsallaştığını da görmekteyiz. Adanmış bir “kesin inançlı”nın, bir ideolojik başarısızlık karşısında, karmaşık bir açıklama modeli olarak komplo teorilerine bel bağlaması da olasıdır. Ama yine söylemeliyiz: Bu teorilerin bir kısmı, zaman zaman mizahi birer malzemeye dönüşecek denli uçuk kaçık olsa da bir kısmı hakikatin belli bir karanlık cephesini aydınlatıcı işleve sahip. Bu sebeple komplo teorileriyle karşılaşmanın son derece uyanık bir dikkatle sağlıklı sonuçlanacağını söylemeliyiz. Teorilerin içindeki aydınlatıcı ve karartıcı unsurları ayırt etme çabasının yüklediği bir uyanıklık borcudur bu.
Sanırım konunun karmaşık ve çok boyutlu olduğunu ifade edebilmişimdir. Bir yanda bilimsel bilginin
normları, diğer yanda toplumsal deneyimlerin hakikat arayışı; bir yanda epistemolojik titizlik, diğer yanda
meşru şüpheler.

Nihayet bu çok yönlü ve toplumun her kesiminde karşılık bulan bu çok boyutlu hadiseyi incelediği bir dosyayla karşınızda. 

Dosya Nuh Akçakaya’nın “Bir Kavramın Anatomisi ve Hikâyesi Üzerine: Komplo Teorisi” başlıklı yazısıyla açılıyor. Akçakaya, komplo teorisi kavramının tarihsel, etimolojik kökenlerini ve dönüşümünü izleyerek bu anlatı biçiminin nasıl ortaya çıktığını ve hangi zihinsel zeminlerde karşılık bulduğunu inceliyor. Ardından Erol Sağlam, “Bir Bilgi Formu Olarak Komplocu Anlatılar Nasıl Okunmalı?” başlıklı yazısında komplo teorilerini bir bilgi üretim biçimi olarak ele alıyor bu anlatıların nasıl çözümlenmesi gerektiğine dair eleştirel bir okuma çerçevesi sunuyor. Sonrasında Tolga Yıldız, “Karanlıkta Şekil Arayan Zihin Komplo Teorilerinin İnsani ve Toplumsal Kökleri” başlığında, insan zihninin belirsizlik karşısında anlam üretme eğilimini merkeze alarak komplo teorilerinin psikolojik zeminini toplumsal bağlamda irdeliyor. Celal Tahir, “İnsanlık, Hakikatin Belirsizleştiği Post-Truth Dönemine Sürükleniyor” başlıklı Aleyna Ayan Aydın ile gerçekleştirdiği röportajda, çağımızın hakikat ve algı krizini ve bu krizin komplo teorileriyle kurduğu ilişkiyi medya ile küresel güç yapılarının işleyişini, tarihsel kırılmayı tartışıyor. Murat Güzel, “Komplo Teorilerinden Solun Payına Ne Düşer?” başlıklı yazısında, komplo teorilerinin siyasal düşünce içindeki yerini özellikle sol düşünce bağlamında, Yalçın Küçük, Soner Yalçın üzerinden sorguluyor. Veysel Bozkurt, “Entelektüeller ve Komplo Teorileri: Şüphenin Konforu, Hakikatin Yükü” çalışmasında entelektüellerin komplo teorileriyle kurduğu mesafeli ama zaman zaman çelişkili ilişkiyi ele alırken entelektüellerin görevinin komplo üretmektense belirsizliği cesaretle ele almaları gerektiğinin altını çiziyor. Ardından Erman Akıllı, “Yapay Zekânın Gölgesinde Hakikatin Kırılganlığı” başlığıyla dijital çağın yeni aktörü yapay zekâ üzerinden hakikat fikrinin nasıl daha da kırılgan hâle geldiğini, casuslar, algı operasyonu üzerinden açımlıyor. Murat Küçükçiftçi, “İsmet Özel Komplocu Bir Yazar mı?” başlıklı yazısında, İsmet Özel üzerinden komplo düşüncesi ile entelektüel eleştiri arasındaki sınırları tartışmaya açarken tarihsel ve toplumsal bağlamda bir Türkiye zeminini sabitleyerek şairin düşünce dünyasını bu bağlamda yeniden okumayı öneriyor. Son olarak Mehmet Emin Balcı, “Ölüm’ün Komplosu: Tesadüfsüz Bir Dünyada Yaşamak” yazısında komplo teorilerini modern insanın anlam krizine verdiği bir tepki olarak ele alıyor. Korku anlatılarında geçmişin bugüne sızmasıyla oluşan tekinsizliğin, komplo teorilerinde henüz gerçekleşmemiş olanın ihtimali üzerinden üretildiğini belirterek zaman algısının tersine çevrildiğini sinema üzerinden gösteriyor. Balcı, komplo teorilerini, büyüsü bozulan dünyada kaybolan anlamın yerini doldurmaya çalışan modern bir “teodise” biçimi olarak yorumluyor.

Nihayet’in Kayıtlar, Hayat Memat ve Kültür Atlası sayfalarında da okuru birbirinden önemli yazılar bekliyor.

Cihan Aktaş, “Şehirler Savaşı’ndan Bugüne, İran” başlıklı yazısında, İran’ın yakın tarihini şehirler ve kendi deneyimi üzerinden okuyarak toplumsal dönüşümün izler

Yayınevi : Nihayet Dergisi
Yazar : Kolektif
Barkod : 4444444444674
Boyut : 20.5x30
Sayfa Sayısı : 128
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Yılı : 2026
Cep Boy : Hayır
1. Hamur

Yorumlar

Sonuç bulunamadı.
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.