İstanbul`un 1850`lerdeki çok katmanlı dokusunda geçen bu roman, Yerebatan Sarnıcı`nın karanlık kubbelerinden Kız Kulesi`nin altındaki efsanelerle örülü dehlizlere, oradan da adalara kadar uzanan yeraltı tünellerine gizlenmiş kadim bir sırrın peşine düşen Osmanlı dedektifi Şinasi`nin macerasını anlatırken, şehrin mitolojik hikâyeleriyle tarihsel yapılarının nasıl iç içe geçtiğini, farklı medeniyetlerin bıraktığı izlerin ve tarikatların gölgelerinin bu büyük bulmacayı nasıl karmaşıklaştırdığını gözler önüne seriyor; Şinasi, sevdiği kadın Cevriye`nin de dâhil olduğu bu karanlık olayın ardındaki gerçeği ararken, okur hem Osmanlı kültürünün zengin atmosferine hem de İstanbul`un yeraltında sakladığı unutulmuş efsanelere doğru sürükleniyor ve her adımda yeni bir tünel, yeni bir ipucu ve yeni bir tehlike belirerek bu yolculuğu genç okurlar için hem tarihsel hem de heyecan dolu bir keşfe dönüştürüyor.