“Hay maşallah, yaşasın birlik!” dediler.
“Her biji” (çok yaşa) dediler.
Öyle bir indiler ki Viya Haç tepesinden Değirmen’e çaya doğru. Onlar bile nasıl indiklerine inanamadılar. Taşı Değirmen’e takmışlar. Toprak damlı, tek göz bir ev gibiydi Değirmen. Dışarı çıkıp Değirmen’in kapısında su sesinin, kuş sesinin ıslık çaldığı; o akşam ki gün batımında ellerini yukarı kaldırarak; “Şükürler olsun!” deyip birbirlerine sarıldılar.
İçlerinden biri; “Direnmek, yaşamı var etmektir!” dedi. Daha sonra Salih Emmi / Kalo Salih’in sevinçli gözyaşlarından ıslanan sakallarına dokundular; öptüler, ellerinden, emeğinden. O da mutlulukla sarıldı onlara, öptü başlarını ve emeklerinden/ yüreklerinden.
Tekrar tırmandılar yamaçlara, o patika yollardan; yorgun ve mutlu evlerine dönerek.