Bozkırın dağınık kabilelerini tek bir iradenin etrafında toplayan Cengiz Han, dünya tarihinin yönünü değiştiren en güçlü figürlerden biridir.
Asya’nın içlerinden başlayan iktidar yürüyüşü, yirmi yıl gibi kısa bir sürede kıtaları sarsan büyük bir imparatorluk fikrine dönüşmüş; ordusunun hareket kabiliyeti, coğrafya bilgisi, istihbarat ağı ve ulak teşkilatıyla çağının siyasi dengelerini kökten değiştirmiştir.
Onun adı kimi hafızalarda yıkım, korku ve kanla; kimi anlatılarda disiplin, düzen ve devlet aklıyla birlikte anılır. Cengiz Han’a dair her değerlendirme, bu iki uç arasında dolaşır. Bir bakış onu acımasız bir fatih olarak görürken, bir başka bakış askeri zekâsını, yönetim kabiliyetini ve kurduğu sistemin tarihsel etkisini öne çıkarır. Bu kitap, Cengiz Han’ı efsanelerin, övgülerin ve lanetlemelerin ötesinde; insan, hükümdar, komutan ve baba kimlikleriyle ele alıyor.
Okur bu çalışmada Cengiz Han’ın siyasi ve askeri yükselişini izlerken, soyunun ve ülkesinin geleceğini düşünen bir babanın kaygılarına da tanık olacak. Fetihlerin ardında, evlatlarını yetiştirmeye, düzeni kalıcı kılmaya ve ölümünden sonra da sürecek bir hâkimiyet tasavvuru oluşturmaya çalışan güçlü bir iradenin hikâyesi yer alıyor.