Tarih, bazen bir savaşın ortasında başlar…
Bazen de bir kazanın enkazında yeniden yazılır.
1526… Mohaç Ovası’nda, tarihin en büyük meydanlarından biri kurulurken, savaşın kaderini değiştirecek gizemli bir süvari ortaya çıkar: Akıncı. Onun kim olduğu bilinmez, ne için savaştığı anlaşılmaz… Ama geçtiği yerde ölüm de, adalet de onunla birlikte gelir.
Yüzyıllar sonra…
1998’de Karadeniz’in sisli yollarında yaşanan bir kaza, geçmişin kapılarını aralayacak bir zinciri başlatır. Genç bir memur olan Basat, hayat ile ölüm arasındaki ince çizgide yürürken, farkında olmadan tarihin derinliklerine uzanan bir sırrın parçası haline gelir.
Bir yanda Mohaç’ın kanlı toprakları,
Diğer yanda modern dünyanın görünmeyen savaşları…
Adalet, kader ve hakikat…
Geçmişten bugüne uzanan bu yolculukta, her şey göründüğü gibi değildir.
Ve bazı insanlar…
Sadece yaşamak için değil, bir görevi tamamlamak için vardır.