Abasıyanık’ın bu kitabında on dokuz hikâye var. Kitap ilkin 1940’ta basılmış.
O yıllarda yazar, nispeten dönemin egemen edebiyat anlayışla-rından biri olan Toplumcu gerçekçilerden etkilense de, kendine özgü serazat tavrın temellerini atmakta; hikâyenin alışılmış kalıplarını sarsmakta; en azından bir sona bağlamamakta, tam bir yerde ucu açık bırakıvermekte, gözleri daima ‘küçük adam’ların, kenardakilerin üzerindedir… Yoksulluğa, çare-sizliğe yaptığı vurgu, onu her ne kadar dönemin toplumcu anlayışına yaklaştırmışsa da yine denize, adalara, balıkçı kahvelerine açılıyor yolu…