Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi
Tükendi
Stok AlarmıÖlmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi - Ölmüş Bir Kadının Günlüğü
Annesini küçük yaşta kaybeden Fikret, babasının ve anneannesinin gözetiminde yetişir. Babasının İstanbul dışına tayini Fikret`i çok sarsar. Bir de babasının yeniden evleneceği haberini alınca adeta yıkılır. Yaşadıklarını kaldıramayarak günden güne rengi solup hastalanan Fikret, kendisini muayeneye gelen Doktor Nejat`a ilk görüşte âşık olur; duyguları karşılıksız kalmaz, fakat bu imkânsız bir aşktır. Evli ve iki çocuk babası Nejat`la kavuşmalarının mümkün olmadığını anlayan Fikret, son bir kez Nejat`ı görmeye gittiğinde evlilik teklifi alır. Başkasının mutluluğunu bozmayı yüce gönüllülüğüne ve ahlakına sığdıramadığı için bu teklifi kabul etmez. Kalbinde karasevda, gözlerinde yaşlarla İstanbul`u terk ederek babasının yanına gider. Babası onu kendisinden yaşlı, servet sahibi Sait Bey`le evlendirir. Kocasıyla çiftliğe taşınan Fikret, yasak aşkından ve kaygılarından uzak, kaderine küskün bir şekilde kızı Nedret`le yaşama tutunmaya çalışırken bir yandan da yaşadıklarını ve duygularını günlüğüne aktarır. Bir gün kocasının yeğeninden gelen bir mektup, Fikret ile Nejat`ın hayatlarını altüst eder ve onları cinnetlere, umulmadık felaketlere sürükler.
İlk baskısı 1905 yılında yapılan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi romanında Güzide Sabri, karasevdaya dönüşen yasak aşkı merkeze alarak kadın-erkek ilişkilerini duygusal ve samimi bir üslupla işlemiştir. Yazıldığı dönemde çok ilgi gören ve kendisinden sonra yazılacak aşk romanlarının öncüsü olan eser, Ermeniceye çevrilmiş ve sinemaya da uyarlanmıştır.