Tükendi
Stok Alarmıİnsan, varlık aleminin dikkatli bir okuyucusu olabildiği zaman yaratılmışların amacını görmeye başlar.
Çünkü bu kainat -sayfaları; gökyüzü ve yeryüzüyle, satırları; yıldızlarla, okyanuslarla, dağlarla, cümleleri; ağaçlarla, hayvanlarla, taşlarla yazılmış- bir kitaptır.
Bu kitap, o büyük eserin sayfaları arasında bir yolculuk sunuyor. Rüzgarın, denizin, toprağın ve yıldızların aslında bizimle konuştuğunu, fakat bizim onlara kulak vermeyi unuttuğumuzu hatırlatıyor.
`Kainat Kitabını Okuyoruz` işte bu unutulan okumayı yeniden hatırlatmak için yazıldı. Okuyucusunu; gözlem yapmaya, düşünmeye ve her şeyin ardındaki hikmeti fark etmeye davet eder.
Bu kitap, okurun kalbine şu duyguyu yerleştirmeyi ister:
`Etrafımdaki her şey bana bir şeyler anlatıyor. Yeter ki ben bakmayı, görmeyi ve anlamayı isteyeyim.`
Aynı zamanda bu eser; iman ile bilimin, kalp ile aklın çatışmadığı; bilakis birbirini tamamladığını göstermeyi hedefler.
Çünkü gerçek ilim, insanı Yaratan`a inanmaya götüren ilimdir. O, akılla kalp arasındaki köprüde yürüyen bir yolcunun not defteri gibidir.
Bu kitabın satırları arasında gezinirken sadece kainatı değil, onun sahibini dedaha yakından tanıma merakımızın oluşmasıdır.