Her insanın bir hikâyesi vardır.
Zamanla yazılır bu hikâye…
Yaşanmışlıklarla, duygularla, acılarla ve sevinçlerle örülür.
Başta bembeyaz bir sayfa gibi başlarız hayata.
Sonra zaman geçtikçe her yaşanmışlık bir renk olur o sayfada
kimi parlak, kimi soluk, kimi karanlık.
Hayat, bize hem iyiyi hem kötüyü gösteren bir öğretmendir.
Ve her bir deneyim, karakterimizin satır aralarında yerini alır.
Çünkü her insanın içinde hem aydınlık hem de gölgeli bir yan vardır… İşte hikâyemiz de tam bu dengeyi yansıtır.
Yeniden doğmak, önce yanmayı göze almakla başlar.
Hayat bazen bizi yakar, yıkar, paramparça eder.
Ama her yıkılışın içinde, yeniden doğmanın sessiz bir çağrısı vardır. ‘‘Küllerimizden Doğalım’’ bu çağrıyı duyan herkes için yazıldı.
Bu kitap, zorlukların içinden güçlenerek çıkmayı, geçmişin yüklerini bırakıp kendi özüne dönmeyi ve içindeki potansiyeli yeniden keşfetmeyi anlatıyor. Gerçek dönüşümün dışarıda değil, insanın kendi kalbinde başladığını hatırlatıyor.
Satır aralarında kendini bulacak, kimi yerde kendi hikâyene dokunacak, kimi yerde yepyeni bir benliğe doğru yürümeye cesaret edeceksin.
Unutma:
Küllerimizin altında, yeniden doğmayı bekleyen ışığımız hâlâ yanıyor.
Ve şimdi… Doğalım.