…sersemlemiş halde, aşkı yok etme ihtiyacının da aşkın
bir parçası olduğunu anlamış olabilirdi. Çünkü aşk,
aynı zamanda aşka karşı verilen bir mücadeleydi.
Martim, karısını öldürdüğüne inanarak şehirden kaçar. Geceye sığınır, kendini doğanın sessizliğine bırakır ve sonunda ıssız bir çiftliğe varır. Burada yaşamdan korkan sert Vitória ve ölümden korkan hassas Ermelinda’yla karşılaşır. Bu üç yalnız ruh, kuraklığın ortasında hem birbirlerini değiştirecek hem de yağmuru beklerken kendi karanlıklarıyla yüzleşecektir.
Yazarın ABD’de yaşadığı dönemde yazdığı ve “en iyi romanlarından biri” olarak nitelediği Karanlıktaki Elma’dan sonra Brezilya romanı bir daha asla eskisi gibi olmadı. Lispector, roman yapılarını altüst edip tamamen yenilikçi temsil parametreleri yaratarak bambaşka bir edebî gelenek başlattı.
“Umutsuz bir suçlunun varoluşsal destanı... Lispector’un en iyi ve en gizemli eserlerinden biri.”
Publishers Weekly