1950’li yıllarda Çukurova’da modern tarım başlamış olduğundan Aydınlı denilen göçebe Yörükler için yaşam alanları iyice daralmaya başlamıştı. Kara çadırlarda doğup okul çağına gelmiş olan erkek çocukların uzaklardaki köy okullarına gidip gelmeleri çok zordu. Bir şekilde ilkokula başlamış olan çocukların ise okullarını bitirmeleri neredeyse imkansızdı. Çünkü bu çocukların aileleri her sene aynı köyün yakınlarında mera kiralama imkanı bulamazlardı ki çocuklar okullarına devam edebilsinler. 1916-1919 yıllarında Ceyhan’a bağlı Burhan Köyü Mektebi’ne devam ederek “Şehadetname” alan Ali oğlu Celil önünde örnek olmamasına rağmen, 1955 yılından itibaren çocuklarını kara çadırdan bir köy ilkokuluna devam ettirerek eğitim almalarını sağlamıştır. “Evlatlarını nimet-i maariften istifade ettirebilmek için” binbir türlü sıkıntıyı sinesine çekmiştir. Sonunda 12 çocuğunun 6’sını üniversitelerde okutmayı başarmıştır. Kabaralı Kundura kitabı biyografik roman üslubunda kaleme alınmış bir hatırat kitabıdır.