Gece zülüflerini dökerken doğaya. Asırların yorgunluğu çöktü gözlerime. Kendimi salıverdim uykunun kollarına. Rüyalarım depreşti, gizemler ülkesinden heyecan yüklü bir zaman yolculuğuyla. Düşlerimin en ilginç yanı, ahir zamandı. Kaos her şeye sinmiş, yaşam hiçleşmiş, insanlıksa perişandı. Hira Nur`dan ışıyan meşale Tanrı Dağları`ndan Atlas Okyanusu`na ezanlar çınlardı ardı ardına. Diriliş iksiri beslerdi bedenimi. Tavlaya kapatılmış yılkı atı gibiyim. Tutsaklığını yadırgayan ha bire kişneyip, şaha kalkan Kızılelma hayalleriyle avunup bir türlü uslanmayan...
Kölelik illa ki prangayla olmaz değerlerin yabandansa. Örf, töre, kültür, ve geleneklerin; vatanınla sancağın rehineyse eğer. O zaman hâline yan, utan...
Biz öyle bir ulusun cengâverleriyiz ki nice şövalyeler diz çöktüler önümüzde. Huzurda el pençe divan durdular. İşte yine öyle bir heyecan gerek. Boyun eğdirecek, el etek öptürecek... (e.y)