Yıl 1913. Balkan Savaşları`nın barut kokusu henüz dağılmamış, Rumeli alevler içinde kalmıştır. Osmanlı Devleti geri çekilirken Rodop Dağları`nın zirvesinde bir avuç “fedai”, imkânsız denileni başarmak üzeredir. Onlar, tarihin akışını değiştirmeye yemin etmiş, ölümü göze almış serdengeçtilerdir: Süleyman Askeri, Kuşçubaşı Eşref ve isimsiz nice kahraman...
Başkenti Gümülcine olan; kendi bayrağı, ordusu ve puluyla tarih sahnesine çıkan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, bir devletten çok bir milletin onur mücadelesinin adıdır.
Yıllar sonra, 1988 Ankarası`nda, genç gazeteci Aysel ve İsmail; Naim Süleymanoğlu`nun dünyaya haykırdığı özgürlük çığlığının izini sürerken tozlu arşivlerde bu unutulmuş destanla karşılaşırlar. Bulgar zulmüne karşı kaldırılan halterin ağırlığında, aslında Meriç`in öte yakasında bırakılan “ilk Cumhuriyet`in” mirası saklıdır.
Devlet Kuran Fedailer; sınırları değil, kaderi çizenlerin hikâyesidir. Hafızanın silinmeye çalışıldığı bir coğrafyada, “Vatan neresidir?” sorusuna verilmiş en cesur cevaptır.