Çocukluğunun karanlık sokaklarındaki yalnızlığı, gecenin sessizliğiy¬le daha da korkunç hale gelirken, kirlenmiş ruhların çocukları esirge¬mediği bir dünyada, ziyan olmadan kendi başına büyümeyi başara¬bilmişti. Yağmurlu bir Eylül akşamının çakırkeyf sıradanlığında başlayan sıra dışı aşk macerası, sanki sihirli bir el dokunmuş gibi geçmişteki tüm korkularını ve acılarını hafızasından silmişti. Deniz, yürekten tek dileği olan o "Masalsı Son" için hazır olduğu anda hep arzuladığı, hiç varolmamış gibi, yanında hiç kimse olmadan silinip gitmenin destansı bir cazibesi vardı.
Gökyüzüne bakıp gülümsedi ... Merak ettiği, özlediği, tanımak için sabırsızlandığı gerçek aşkı onu, ruhunu paramparça eden acılarından ve yenilmişliğinden kurtarıp, artık kimsenin canını acıtamayacağı güvenli bir limana götürmek için ellerini uzatmıştı ...