"Canı yanmış bir kadından daha korkuncu, daha tehlikelisi,
daha paramparçası yoktur..."
Yıllarca kalbindeki acıya sarılarak yaşamıştı Delfin;
gururunun ardına sığınmış, öfkesiyle örülü bir kabuğun içınde.
Hayatında her şey eksilmişti, bir tek şey hariç: Oğlu Merih.
Her ne kadar Merih, Delfin` in kendini en sevgisiz hissettiği anda
dünyaya gelmiş olsa da o günden sonra kadın, oğlunu her an sevgiyle
büyüttü, sarıp sarmaladı.
Bu sırada ünlü oyuncu Derin Uçar, yıllardır kayıp olan karısından bir
haber beklemektedir. Ve beklediği o haber... Karısı ülkeye geri
dönmüştür. Onu görmeye gittiğinde, yıllardır saklı kalan sırlar birer
birer ortaya çıkar. Delfin büyük bir sırmı açığa çıkarır: Derin`in öldü
sandığı oğulları yaşıyordur.
Derin, bir yanda öfke, bir yanda sevinç içinde ne yapacağını bilemez.
Ama içindeki e n kuvvetli his aşktır. Hâlâ sevdiği kadına bakar ve bir
kez daha, b u defa gerçekten bir aile olabilmek ister. N e yaşanırsa
yaşansın, kalbinde ona dair hiçbir şey değişmemiştir. Ve Delin`in d e
hâlâ onu sevdiğine emindir.
B u inançla, birlikte yeniden başlamayı teklif eder.
Kalpten gelen bir aşk, sessizliğin içinde bile yaşamaya
devam eder...
"Çırpınırken"; kalbe dokunan, derinlikli bir ikinci şans hikâyesi.