Bu kitapta, hayatımın toplamda iki yıla yakınını geçirdiğim cezaevi günlerini anlatıyorum. Ancak burada koğuşların sert ve karanlık yüzünden çok, cezaevinin en gizemli köşelerinden biri olan mescide odaklanıyorum.
Mescide gelen mahkûm arkadaşların yaşanmış hikâyelerini, mizahi bir bakış açısıyla ele alarak çizimlerle anlatıyorum. Bazen düşündüren, bazen hüzünlendiren, çoğu zaman ise tebessüm ettiren bu eser; zor şartlar içinde bile insan ruhunun mizahı nasıl yaşattığını gözler önüne seriyor.
Gerçek olaylardan ilham alan bu kitap, hayatın en beklenmedik yerlerinde bile gülümsemenin mümkün olduğunu hatırlatıyor.