Betonlara gömülmüş şehirlerden ve toprağa hasret bir yüzyılda, çocukluğumuzun anılarını çocuklarımıza aktarmak ümidiyle köy yaşamına götürmek istiyorum sizleri… Anne ve babalarımızın, dede ve ninelerimizin köy yaşamlarına… Birçoğumuzun çocukluk zamanlarını geçirdiği köylerdeki o anıları yeniden hatırlatmak istiyorum. Şimdilerde kaybettiğimiz birçok değeri gün yüzüne çıkartıp yeniden sahiplenmeyi umut ederek…
Bu dünyadan göçüp giden sevdiklerimizi hatırlayıp, nasıl da anılarımızda yaşatabildiğimizi birlikte hissetmek istiyorum. Birlikte gülümseyip, aynı hissin gözyaşlarında yâd edelim istiyorum; her anıya tek tek dokunarak.
Yaşlı bir adamın hissettiklerini kelimelere dökerek; büyüklerimizi daha iyi anlayabilmeyi ve onların bizlerden beklentilerini açığa çıkarmaya çalıştığım bu hikâyede, merhametimizin, sevgimizin, saygımızın ve verdiğimiz değerin nasıl karşılık bulacağına birlikte şahitlik etmeyi istiyorum.
Ve bir kadının gözlerinden, yüreğinden okuyun istiyorum bu hikâyeyi. Yaşadığı bazı anlara nasıl anlamlar yüklediğini okumanızı ve sizlerin de yaşadığınız ve yaşayacağınız her anıya bambaşka bakabilmenizi ümit ederek…