"Sevgi dışında paylaştığım sözler aslında birer sitemi
barındırıyordu. Evvelki yıllarda bir darbe almış ve platonik bir aşka kurban gitmiştim. Bende o hadiseden sonra münzevi bir yaşam sürüp inzivaya çekilmiştim. Ansızın kendimi yalnızlıkla nikâh masasında bulmuştum. Şahitlerim hüzün ve acıydı. `Siz, hiçbir baskı altında kalmadan. hastalıkta ve sağlıkta demini almış hüznü de yürek evinde taşıyan yalnızlığı ömür boyu yoldaş olarak kabul ediyor musunuz?` Cevap biraz gecikse de dudaklarım bağıra bağıra `Evet. demişti. `Ve siz, aşkın tatlılığına aldanıp savaştan ağır yaralanarak limanına yanaşan ve hayat kırıklığına uğramış, kaleminin ağrılarını hafifletme andı eden Efkan`ı koruyup kollayacağına ve hiç terk-i diyar etmeyeceğine dair ömrünün son nefesine dek sırdas olarak kabul ediyor musunuz?` Hiç gevelemeden `Evet` demişti yalnızlık. Siz şahitler, şahitlik ediyor musunuz? İkisi aynı anda `Ediyoruz. cevabını vermişti. `Ben de duygulara nefes, hayallere heves belediyesinin bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri häldaş (hâline ortak) ilan ediyorum. Bir yürekte kocayın.