Kentin yakıcı sorunlarından birisi de barınma krizi. Konut sahipliği oranının artması ise tek başına çözüm değil. Milyonlar depreme dayanıksız binalarda can güvenliği olmadan yaşamaya devam ediyor. Kent merkezlerindeki fahiş kiralar ise cabası. İnşaat sektöründe şehircilik, deprem, konut ve dönüşüm hâlâ çözüm bekleyen sorunlar arasında.
Gezi Davası tutuklusu ve eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanı Tayfun Kahraman milyar dolarlık rantı, siyasi ilişkileri ve sorunlarının asıl nedenlerini birer birer teşhir ediyor. Silivri cezaevinde Anayasa Mahkemesi kararına rağmen tutuklu bulunan Kahraman, Adaleti Beklerken Deprem, Siyaset, Kent kitabıyla okurunu bekliyor.
“Kentler yalnızca mekânsal referanslar ya da biçimler üzerinden okunamaz. Kent mekânı, üzerinde gerçekleşen ekonomik, sosyal ve siyasal ilişkiler ile biçim kazanır, yönlendirilir. Bu anlamda kent üzerinde gerçekleşen her uygulamanın kentsel yaşama da doğrudan etkileri olacaktır. Söz konusu müdahalelerin yaratacağı etkiyi kontrol altına almak ise kamunun denetleyici ve düzenleyici işlevi ile mümkündür. Kentsel mekânda kamu mülkiyetinin varlığı ise muhtemel eşitsizliklerin çözümü ve dezavantajlı grupların korunması açısından dengeleyici bir unsurdur.”