“Onu, Abdurrahman Demir olarak tanıyanlar çoktur bilirim, haklılar da! Kütükte adı öylece kayıtlı. Ama biz, onu yakından tanıyanlar için Apo’ydu, hepsi o kadar. Hepsi o kadar dedim ise adından dolayı. Yoksa, adından çok çok ötesiydi. Bir bellek adamıydı. Çok az insanda bizim kuşağın detaylı geçmişini, hikâyeyi çok fazla kendisiyle buluşturmadan olduğu gibi anlatma becerisine tanık oldum. Bunlardan biriydi sevgili Apo. O kadar güzel tane tane yazar ve anlatırdı ki, adeta hikâyenin içinde sanırdınız kendinizi.
Her özgün olayı sosyal medyada ya da özel sohbetlerimizde okuduğum ya da dinlediğimde ‘Bunlar sözde kalmamalı, yazmalısın ve genç kuşaklar okumalı Apo.’ demişliğimin sayısını unuttuğumu bir kez daha ifade etmeliyim.
Elbette Kürt kimliği üzerinden siyasi bir aktördü. Ama Apo’nun siyasi aktörlüğünün ideolojik bağnazlığa yol açtığına hiç tanık olmadım. O sebeple kendisiyle aynı siyasi çizgide olmayanlarla da dostluğuna çokça tanık oldum. Hem saygıyla dinler, hem dinletirdi.
Sesi kısılmıştı. Yine de konuşuyordu. Özlüyoruz. Hayatın sosyal medya muktedirliği ve sınırlı sayıda harflere teslim olduğu tuhaf zamanlarda; Apo gibi içini yazıya dökenlere şimdi daha çok ihtiyaç var.”
Şeyhmus Diken